Eğer bu bloğu şu an inceliyorsanız tıpkı benim gibi bir İrlanda ve Kelt mitolojisi meraklısı olduğunuz anlaşılıyor. Bloğumuzda sizlere elimden geldiğince Kelt tarihi ve bugünün İrlandası ile ilgili olarak bildiklerimi anlatmaya çalışacağım. Sizlerde bana yorumlarınızla destek olursanız yanlışlarımızı düzeltme imkanı bulabiliriz. Sadece bilgi dağarcığımızı genişletmekle kalmayıp fotoğraf paylaşımıda yapabileceğimizi düşündüm. Arşivimden sizlere İrlanda ve İskoçya'ya ait güzel resimleride yayınlamayı düşünüyorum. Sizlerde güzel bulduğunuz İrlanda resimlerini mail adresime gönderebilirsiniz. Bende böylece bloğumuzda yayınlayabilirim.

My mail : gokhanozenli@yahoo.com

23 Mayıs 2015 Cumartesi

 

Keltlerin ''Taliesin'' (Güzel Yüz) Efsanesi:

Gwerang’ın oğlu genç Gwion büyücü tanrıça Cerridwen tarafından bir kazana göz kulak olmakla görevlendirilir. Bu kazanın içinde büyücünün , oğlu Afagddu için hazırladığı büyülü bir karışım kaynamaktadır , çünkü Afagddu çok çirkindir ve annesi bu büyü ile onu güzelleştirmek istemektedir. Bu arada kazandan sıçrayan üç damla , Gwion’un parmağına damlar ve Gwion da bunu yalar. Gwion elini ağzına götürür götürmez bütün gizemler aydınlanır , geçmişin , şimdinin ve geleceğin bilgisine sahip olur . Bu arada Gwion bir başka gerçeği daha öğrenir ; Cerridwen onu öldürmek istemektedir , çünkü büyücünün hazırladığı büyülü iksirde kullanmak istediği bileşenlerin içinde kendisi de vardır.

Bunu farkeden Gwion hemen kaçar , Cerridwen ise onu yaşlı bir büyücü kılığında kovalar. Artık kendi de iksirden dolayı bir büyücü olmuş olan Gwion hemen bir tavşan şekline bürünür , Cerridwen ise bir tazı olur. Gwion nehirde bir balığa dönüşür , Cerridwen ise bir susamuru olur. Kovalamaca daha sonra göklerde devam eder . En sonunda Gwion bir buğday tanesine dönüşür , Cerridwen ise bir kara tavuk olur ve buğday tanesini yer. Dokuz ay sonra Cerridwen bütün çocuklardan çok daha güzel bir çocuk dünyaya getirir. Büyücü bu çocuğu deri bir torbanın içine koyar ve Beltaine bayramından iki gün önce dalgalara bırakır.

Galler ülkesinin kuzeyinde Gwyddno’nun oğlu ve kral Maelgwyn’in yeğeni Elphin’in attığı ağlara takılan bebek Elphin tarafından kurtarılır. Elphin ona Taliesin (Güzel Yüz) adını verir.

Aradan yıllar geçer. Elphin amcası Maelgwyn tarafından hapsedilir. Artık bir yetişkin olan Taliesin Elphin’i kurtarmak için harekete geçer ve ve kurtarmayı başarır. Şiir’in son dizeleri şöyledir :

“Dokuz ay boyunca Büyücü Cerridwen’in karnındaydım.

Aslında küçük Gwion’dum.

Şimdi Taliesin oldum”
 
Bu öykü de daha önce Tuân Mac Cairill öyküsünde gördüğümüz metamorfoz sembolizmi de yer almaktadır.

Öyküyü dikkatle incelersek, Cerridwen, oğullarını başka bir deyişle erginlenmeye, inisiye olmaya gelenleri
“güzelleştirmektedir”, daha farklı bir deyişle eğitim işini üstlenmiş bir Druides'tir.

Gwion’un iksirden aldıktan bütün gizemleri görmesi ve geçirdiği metamorfozlar da inisiyasyon aşamalarıdır. Bütün ezoterik öğretilerde olduğu gibi Gwion da yeni bir isimle yeniden doğmuştur.

Buradaki metamorfozlar da ilginçtir. Kelt takviminde sırasıyla Tavşan av zamanı olan sonbaharı, Balık, yağmurları ile kışı, Kuş, göçlerle ilkbaharı ve Buğday'da ekin ile yaz mevsimini sembolize etmektedir.

Kelt efsanelerinde müzik aletleri önemli bir yer tutmaktadır. Dagda ve Lug’un sihirli harpları vardı. Efsaneye göre bu aletler üç farklı tür müzik çalmaktaydılar. Bunlardan birincisi güldürüyor , ikincisi ağlatıyor , üçüncüsü de uyutuyordu. Bu inanış , Keltler’in , müziğin insan üzerindeki etkisini incelediklerini göstermektedir.

Bardlar ise şiir okurken , aynı zamanda Cruth denilen bir tür Lir'de çalarlardı. 

Druideslerin özellikle İskoçya’da Sein Adası’nda toplandıkları ve buraya erkekleri almadıkları söylenir . Söylenceye göre burada dokuz Druides'in (Gallizenæ) önderliğinde kendini adamış genç kızlar vardı. Halk arasında Druideslerin burada sihir ve büyü ile uğraştıkları düşünülür , hatta hava olaylarına hükmettikleri , istedikleri hayvanın şekline girdikleri de söylenirdi.

Hıristiyanlığın yayılmasından sonra Druid inançlarını tamamen silmek isteyen Hıristiyanlar , Druides'leri halkın gözünde cadılara çevirmişler ve halkı onlara düşman etmeyi başarmışlardır.

7 Mayıs 2015 Perşembe

Druid Yazı Dizisi 3





Genel olarak Kelt toplumu 2 ana sınıftan oluşmaktaydı. Birincisi Savaşcı grup olan Şövalyeler, İkinci grup ise Druidler (bu grup içinde Druides'lerde bulunmaktadır.) Belkide savaşcı olan gruptan çok daha fazla söz sahibi idiler. Druid öğretilerinde içinde bulunduğumuz evren üç ana bölümden oluşmaktaydı. Bunlardan birincisi üzerinde yaşadığımız toprak parçası, ikincisi hayaletlerin ve kaybolmuş ruhların bulunduğu yeraltı dünyası, üçüncüsü ise batı adalarının ve meşhur Avalonun bulunduğu öte alem.. 
Birinci bölüm yani yaşadığımız kara parçası üzerinde doğa ve tabiatla ilgili herşey Keltler ve dolayısıyla Druidler için kutsal kabul edilmekteydi. Dağlar tanrısal varlıkların insanlarla konuştukları yerler kabul edilmekte, mağaralar ise Yeraltı dünyasına açılan kapılar olduğu için kutsaldı. Mağaraların aslında bilinçaltını yada insanın kendi içine yaptığı yolculuğu temsil etmekteydi. Mağaraya girip çıkmanın ise ruhsal olgunlaşmanın bir ifadesi olduğu düşünülmekteydi. Günümüz toplumunda şehir yaşantısında kaybolmuş, stres ile boğuşan insanlık için bile yalnız başına böyle bir ortamda kalmanın hayalini kurmaktadır..

9 Aralık 2014 Salı

Dullahan Efsanesi



Dullahan tıpkı ortaçağdaki başsız süvari ile ilişkilendirilebilir. Birçok efsanevi varlık ve karakter yüzyıllar içerisinde farklı anlatımlarla, farklı coğrafyalarda karşımıza çıkmaktadır. Dullahan ilk olarak 6. yüzyılda Kelt mitolojisinde Krom Dubh veya Kara Krom tanrısı olarak karşımıza çıkıyor. Günümüzden 500 yıl öncesine kadar Sligo ve Down bölgelerinde görülmeye devam etmiştir. Misyon olarak müslümanlıkta Azrail ile eş anlamlı olduğu düşünülebilir. Görüldüğü her bölgede insanlara ölümü getirmektedir. Altın objelerden korktuğu düşünülmektedir. Bu sebeple evlerde altın objeler el altında olurdu. Konuşma yeteneği olmadığı düşünülmektedir. Sadece ölecek kişinin evinin önüne geldiğinde bir kereye mahsus ismini haykırabilir. Gelirken ve ortamdan ayrılırken gök gürültüsü benzeri bir ses duyulur. Betimlemelerde siyah yağız bir at üzerinde bulunur. Atın burun deliklerinden alevler çıkar. Bir elinde kamçı gibi kullandığı insan omurgası bulunur. Elinde tuttuğu kesik başında küçük siyah gözleri ve sırıtan yüz ifadesi, bayat hamur renginde gayet düzgün saçları dikkat çeker. Her sene İrlanda ve İskoçya'da  Ağustos ayının ilk Pazar gecesi Crom Dubh festivali düzenlenir. Pagan kutlamalar yapılır..

14 Nisan 2014 Pazartesi

Druid'ler Yazı Dizisi 2

“Druidler manyetizmayla şifa veren, akışkan etkileriyle tılsımları (amulets) şarj eden rahipler ve hekimlerdi. Astral ışığı özel bir tarzda kendine çeken ökseotu ve yılan yumurtalarını her derde deva ilaçlar olarak kullanıyorlardı. Ökseotunun kesilişinde gösterilen ciddiyet bu bitkiyi halk gözünde yüceltmiş ve otun güçlü bir manyetizmaya sahip olduğuna inanılmıştır. Manyetizma sahasındaki ilerlemeler, ökseotunun manyetizma emici güçlerini bir gün açığa çıkaracaktır. O zaman bitkilerin kullanılmamış niteliklerini kauçuğa benzeyen mantarımsıların gizlerini anlayabileceğiz. Mantarlar, dolamalar (yermantarları), ağaçlardaki mazılar ve farklı ökseotu türleri tıp biliminin getireceği bir idrakle kullanılacaktır. Fakat kişi bilimden hızlı davranmamalı ki aşırı adımlar atmasın.”(The History of Magic [Maji Tarihi])

Kaynak: http://www.estanbul.com/cok-gizli-druid-buyuleri-120639-4.html
   “Druidler manyetizmayla şifa veren, akışkan etkileriyle tılsımları (amulets) şarj eden rahipler ve hekimlerdi.
Astral ışığı özel bir tarzda kendine çeken ökseotu ve yılan yumurtalarını her derde deva ilaçlar olarak kullanıyorlardı. Ökseotunun kesilişinde gösterilen ciddiyet bu bitkiyi halk gözünde yüceltmiş ve otun güçlü bir manyetizmaya sahip olduğuna inanılmıştır. Manyetizma sahasındaki ilerlemeler, ökseotunun manyetizma emici güçlerini bir gün açığa çıkaracaktır. O zaman bitkilerin kullanılmamış niteliklerini kauçuğa benzeyen mantarımsıların gizlerini anlayabileceğiz. Mantarlar, dolamalar (yer mantarları), ağaçlardaki mazılar ve farklı ökseotu türleri tıp biliminin getireceği bir idrakle kullanılacaktır. Fakat kişi bilimden hızlı davranmamalı ki aşırı adımlar atmasın.”(Kaynak: The History of Magic)

   Ökseotunun kutsal olmasının nedeni onun sadece evrensel, her derde deva bir ilaç olmasından değil, aynı zamanda meşe ağacı üzerinde büyümesinden kaynaklanır. Druidler meşe sembolü aracılığıyla Mutlak Mabud’a tapıyorlardı, dolayısıyla bu ağaç üzerinde büyüyen her şey onlar için kutsaldı. Baş Druid, belli mevsimlerde, Ay ve Güneş’in konumlarına göre belli vakitlerde bir meşe ağacına tırmanır ve bu amaç için takdis edilmiş altın bir orakla ökseotunu keserdi. Bu parazit bitki, bu amaç için hazırlanmış beyaz kumaşa sarılır ve yersel titreşimlerle kirlenmesin diye yere konmazdı. Genellikle ağaç altında beyaz bir boğa kurban edilirdi.

14 Şubat 2013 Perşembe

Druid'ler Yazı Dizisi

Sayfa istatistiklerimizden gördüğüm kadarıyla Druid'ler konusu en çok okunan konulardan biri olmuş. Bende konuya olan ilgi vesilesiyle yazı dizisi halinde sizlere daha fazla bilgi vermeye çalışacağım. Bugünkü yazımızda Druidler'in yetiştirilmesi ve sınıflandırılması konusuna girmek istedim. Keltlerde insanlar üzerinde büyük etkiye sahip olan Druid'lere önceleri 'Gwydd' denirdi. Fakat daha üstün olup ulusal etkiye sahip olan bir rahiple, daha küçük bir etkiye sahip olan rahip arasında bir ayrım yapma ihtiyacı duyuluyordu. Bu sebeple Gwydd'lere DerWydd (Druid)yani üst öğretmen ve GoWydd veya O-Vydd(Oveyt)as öğretmen dendi. Her ikisindede genel bir isim olan Beirdd(Berds) yani Bilgelik öğretmenleri deniyordu. Sistem gelişip olgunlaştıkça Bardik tarikat 3 sınıfa ayrıldı. Druid'ler Berdler, ve Braintler,(yani imtiyaz sahibi Berdler ve Oveytler).(Bkz. Samuel Myrick and Charles Smith, The Costume of the original Inhabitants of the British Islands) Druid'ler gizli bir okulun inisiyeleriydiler. Yunan Baküs, Eleusis Gizemleri ile Mısır İsis ve Osiris ritüellerini andıran bu okullara, doğal olarak ''Druidik Gizem Okulları'' denir. Hiçbir zaman yazıya dökülmeyen gizli öğretileri, özel olarak bu amaç içinhazırlanmış adaylara sözel olarak aktarılmıştır. Bu gizemli bilgiler adalara yakınlığı sebebiyle Atlantis kaynaklı olduğu düşünülmektedir. Çünkü Druidizm'dede Güneş tapıncı bulunmaktadır. Eliphas Levi katı bir perhizle yaşadıklarını, doğa bilimlerini etüt ettiklerini, en derin gizleri muhafaza ettiklerini, yeni üyelerini ancak çok uzun hazırlık döneminin ardından kabul ettiklerini ifade etmektedir. Tarikatın yaşadığı binalar modern dünyanın manastırlarından pek farklı değildir. Öğrencilerde bekarlık şart koşulmasada çok azı evliydi. Druidlerin birçoğu inzivaya çekilir, tenha bir bölgede kaba taştan kulübelerde, mağaralarda veya ormanın derinliklerinde bulunan kulübelerde yaşarlardı. Burada dua ve meditasyonla meşgul olup, insan içine sadece dini vazifelerini yerine getirmek için çıkarlardı..(Bkz. Manyl P. Hall, Secret Teachings of All Ages)

23 Ağustos 2012 Perşembe

Keltlerde ağaçların doğaüstü güçleri,

Kelt inanışında halihazırda bulunan 400 tanrı ve 1 tanrıça dışında ormanda bulunan ağaçlarda önemli bir yer teşkil ediyordu. Ağaçlar kökleriyle yeraltı dünyasını yeryüzüne bağlayan ve oradan gökyüzündeki ruhların dünyasına uzanan sütunlar olarak görülmekteydi. Yazar Powell ''Keltler'' kitabında Ruhlar ve insanlar arasında yalnız ağaçların birer kozmik ayağı temsil ettiğini söyler. Bu sebepledirki birçok orman ve koru Keltlerin dini merkezleri halini almıştır. Ağaçların bir önemli özelliğide tanrıların habercisi olan kuşları barındırmalarıdır. Büyük ağaçlar Kutsal ruhların dalları arasında gizlenmelerine izin verir. Ağaçlar arasında özellikle Meşe ağacı önemli rol oynar. Kutsal gücü ifade eder. Yunan mitolojisinde bile Savaş tanrısı Mars ve Jüpiter için önemi hikayelerde vurgulanmaktadır. Elma ağacı ise ölümsüzlüğü ifade eder. Druidlerin iksir yapmak için özellikle Elma veya Armut ağaçlarının üzerindeki ökseotundan faydalandıkları söylenmektedir. Kelt kabilesi Eburonian, porsukağacı ile ilişkilendirilir. Ayrıca İrlanda mitlerinde sıkça adı geçen Mac Cuilin (çobanpüskülü oğlu), Mac İbar(porsukağacı oğlu) ağaçlara verilen değerin önemli birer göstergesidir. Günümüz İrlandasının ikinci büyük şehri olan ''Derry'' Doire veya Dair'den yani Meşe ağacından türemiştir. ''Kildare'' şehri ise Cill-Dara'dan yani eski ağaç ibadet yeri veya Meşe ibadethanesi demektir. Sonuç olarak Yüzyıllar öncesinde insanlar doğaya ve ağaca çok daha fazla önem veriyorlardı. Maalesef günümüzde bu sevgiyi bulabilmek mümkün değil.. Not: Daha fazla bilgi için Bob Curran'ın ''Celtic Mythology''kitabını tavsiye edebiliriz.

27 Ağustos 2011 Cumartesi

Kelt Tanrıçası Cerridwen,



Cerridwen Kelt dünyasındaki çok tanrılı pagan inancında en eski tanrıçalarından biridir. Her ne kadar Teoloji profesörleri ve Tarihçiler Pagan kültürü için birden fazla tanrısı bulunan bir din olduğunu ileri sürselerde ben böyle olduğuna inanmıyorum. Birden çok tanrı ve tanrıça demek sadece insanlara doğru yolu göstermek için geliştirilmiş olan sembollerdir. Bu semboller destansı hikayeler veya efsaneler içinde kullanılarak insanlara şifreli mesajlar verilmek istemiştir. Tıpkı tüm dinlerde olduğu gibi. Bu nedenle aslında mitolojik her efsane ve her metin gerçeği yansıtmaktadır. Anlayabilen gözler için..
Cerridwen ayın üç yönünü temsil ediyordu. Bunlar Kelt mitolojisinde Anne, Kız ve Crone'dir. Öncelikli olarak Bilgelik, Yeniden doğuş, İlham Kaynağı ve Dönüşümü simgeler. Mitolojik resimlerde kazan, mağara, bardak ve kadeh ile birlikte kadınlık arasında bir bağ olduğu düşünülmektedir. Mitolojik figürlerde kazan içerisinde sihirli iksiri karıştırması erken hıristiyanlık döneminde birincil kadın sembolü, ana rahmini ifade ettiği şeklinde yorumlanır.

21 Eylül 2010 Salı

Kelt Mitolojisinde Kediler,



Kediler binlerce yıllık tarihinde Mısır mitolojisinde yerini aldığı gibi Kelt mitolojisinde de yeri çok büyüktü. Mısır kültüründe kedilere verilen değer o kadar büyüktüki Güneş tanrısı Ra'nın kızı Bast kedi figürüyle tarihte yerini almıştır. Hatta ilk defa kedileri Mısır'lıların evcilleştirdiği sanılmaktadır. Mısır mitolojisinden çok daha önce Kelt tarihindede kediler önemli birer şahsiyetti. elt kültüründe kediler yüce güçlerin koruyucusu idi. Bu sebeple kendilerine duyulan saygı ve korku hakimdi. Belkide bu sebeple o döneme ait yazılı kayıtlarda en az resmedilen hayvan kedidir. Kedilerin büyük güçlerine olan inanış o kadar fazlaydıki bir süre sonra kedi kurban edilmesine kadar varmıştır. Buradaki kurban töreni tanrılara verilen adaktan çok, kedilerin sahip olduğu büyük güçle bütünleşmek içindi. Kurban törenlerini sadece Druid (büyücü) sınıfından bir şahsiyet yapardı. Tarihte hint ezoterizmi, Mısır ezoterizmi ve Kelt ezoterizmi birbirine çok paralel özellikler taşımaktadır. Kedilerde bu mitlerde önemli bir yere sahip olmuşlardır. Siz yine evinizde kedi beslemeyi ihmal etmeyin bence..
Tarih asla yanılmaz.

7 Ağustos 2010 Cumartesi

Trinity College ve İrlanda



İrlanda ve Dublinden bu kadar bahsetmişken Trinity Üniversitesinden bahsetmeden geçmek istemedim. 1591 yılında Kraliçe 1. Elizabeth tarafından mülküne el konulan bir manastır ve çevresindeki binalardan oluşan 16 hektarlık bir alan üzerine yayılmıştır. Kraliçe o dönem İrlandalıları adam etmek için bir eğitim yuvası olarak düzenlenmesini sağlamış fakat sonraları okul Oxford, Cambridge ve Harvard gibi ismi sayılı üniversitelerinden biri olarak anılmaya başlamıştır. Zamanının ünlü bilimadamları bu üniversitede hocalık yapmış ve birçok ünlü isim bu okuldan mezun olmuşlardır. Örnek vermek gerekirse Oskar Wilde, Samuel Beckett ve Thomas Moore gibi.. Hepsinden önemlisi bu okulun kütüphanesi (Dünyanın en büyük kütüphanelerinden biridir.)belkide dünyanın en eski dinsel içerikli kitabı olan ''Book of Kells''i içinde saklamaktadır. 800'lü yıllarda yazılmış olduğu düşünülen, resimlerle süslü latince el yazması incil sayfalarından oluşmaktadır. Muhtemelen dış etkenlerden korunması maksadıyla Trinity manastırına getirilmiştir. Eğer Dublin'e yolunuz düşerse mutlaka görün. Şahsen ben öyle yapardım..

24 Temmuz 2010 Cumartesi

Keltler ve Dolmenler,


Tarihle ilgilenen her insanda olduğu gibi megalit ve dolmenler benimde ilgimi çok çekmiştir. Dünyanın çok farklı kıtalarında aynı şekilde yerleştirilmiş taş şekillerin ne anlama geldiği bilim adamları için gizemini korumaktadır. İrlanda ve İngiltere bu taş şekillerinin en bol bulunan ülkelerdendir. Kelt dönemine ait bu taşlar bazen druidler tarafından dinsel rutiellerde, bazende ölen kişinin ruhunu koruması için bir mezarlık bekçisi olarak karşımıza çıkıyor. Çünkü araştırmalara göre bütün Dolmen veya Menhirlerin ( Kelt dilinde Men:taş, Hir:uzun anlamına gelmektedir.)altında mezar bulunmamaktadır. Genel anlamda Hatta hıristiyanlık dönemine gelindiğinde bu taşlara yerli halkın tapınmasını engellemek için büyük bir bölümü ortadan kaldırılmıştır. Geriye kalanlarıda haç şekli verilerek taş sembolizmini kendi taraflarına çekmeyi başarmışlardır. Menhirler (erkek taş), Dolmenler(dişi taş) olarak adlandırılmaktadır.

20 Nisan 2010 Salı

Keltlerin kısa tarihi,



Yukarıdaki resimlerde Keltlerin İ.Ö. 1. yüzyıl ve İ.Ö. 5 yüzyıla kadar olan dönemde dünya üzerinde nasıl bir genişleme gösterdikleri açıkça görülmektedir.
Keltler 1. yüzyilda bugünkü İtalya ve Avrupa kıtasında yayılmış, bu yayılma süreci 3 ve 4. yüzyıllar arasında Asya kıtasına doğru ülkemizde Karadeniz bölgesini de kapsayarak devam etmiştir.
Burada gözlenen tablo Keltlerin göçebe bir toplum olmaları yanısıra birbirinden bağımsız yerleşim alanlarında yaşamayı uygun görmeleridir. Genişleme dönemi içerisinde en çok Roma imparatorluğu ile savaşlar olmus, bir çok zaman bu savaşlarda yenilgiye uğramışlardır. Bu savaşların neticesinde yayılmasını sürdüremeyen Kelt halkı Büyük Britanya (bugünün İngilteresi)ve İrlanda kıyılarına geri çekilmişlerdir. Bu nedenle günümüze ulaşan en büyük eser ve kalıntılar İrlanda ve İngiltere dolaylarında karşımıza çıkmaktadır.
Kaynak ve resimler: Venceslas Kruta / ''Keltler''

12 Nisan 2010 Pazartesi

Newgrange anıt mezarı..


Bilim adamlarının ve arkeologların günümüzde hala ortak bir noktada uzlaşamadığı devasa taş yapıtlardan biride Dublin yakınlarında inşa edilmiş olan Newgrange anıt mezarıdır. M.Ö. 3200 yıllarında inşa edilmiş olduğu düşünülen 93 adet yüzlerce ton ağırlığında taştan oluşan yapıtın bulunduğu konum ve yapım aşamaları birçok gizemi içerisinde barındırmaktadır.Bu yapıda bir kez daha Keltlerin büyük astronomi ve mühendislik tekniklerine tanık oluyoruz. Bu dev anıt kış güneşinin dönüm gününde (21 Aralık) gün doğumundan kısa süre sonra üzerinde bulunan dar delikten giren güneş ışığı içeride bulunan koridor kapılarına ve dev taşlardan yansıyarak ilerlemekte ve sonunda Newgrange'nin mezar odası üzerine düşmektedir. Yapıda kullanılan tüm taşlar ışığın üzerine düştüğünde hangi açılarda yansıyacağı hesap edilmiş konumlarda bulunmaktadır. Keltler belkide sadece savaşçı bir ırk olmanın ötesinde çok iyi koşullarda yaşamayı sağlayabilmiş, sanata ve bilime önem veren, birçok farklı özelliği içlerinde barındıran büyük bir uygarlıktı. Siz ne dersiniz? Bu yapılar o dönemlerden kalan çok az sayıda eserden sadece birisidir.Ama bu bile bize geçmişte insanların hayat standardı ve kültürü ile ilgili birçok fikir vermektedir. Belki bundan 10 sene sonra bu anıtın farklı birçok işlevi olduğunu insanoğlu yeni keşfedecektir..

Kuzey İrlanda'nın en güzel manzarası 200 m. yüksekliğindeki falezler,

İrlanda'nın görülmesi gereken yerlerinden biri daha; Devler Kaldırımı

Bir İrish Pub fotoğrafı blogumuzda mutlaka olmalı. The West bar ve restaurant

Bir İrish Pub fotoğrafı blogumuzda mutlaka olmalı. The West bar ve restaurant

Şimdide Edinburg'da yer alan ortaçağ yapılarından bir çıkıyor karşımıza. Tolbooth Tavern.

Şimdide Edinburg'da yer alan ortaçağ yapılarından bir çıkıyor karşımıza. Tolbooth Tavern.

Clare kentinde Dromoland şatosu

Göl kenarındaki kalelerden bir başkası Clare'de Dunguaire kalesi

Kylemore Manastırı, Galway, İrlanda

Gölün üzerinde sessizce duran Eilean Donan kalesi

Bu kadar eski bir tarih.. Ve bu kadar bakımlı Melroses manastırı kalıntıları.

Bu kadar eski bir tarih.. Ve bu kadar bakımlı Melroses manastırı kalıntıları.

Eilean Donan kalesi. İskoçya'dan yine bir doğa manzarası ile beraber

Eilean Donan kalesi. İskoçya'dan yine bir doğa manzarası ile beraber

Büyük bir parkın içindeki, Büyük kale.Windsor kalesinin sadece kapısı.

Büyük bir parkın içindeki, Büyük kale.Windsor kalesinin sadece kapısı.

Blogumuzdaki tek Dublin fotosu. Çünkü beni İrlandanın kaleleri daha çok cezbediyor..

Blogumuzdaki tek Dublin fotosu. Çünkü beni İrlandanın kaleleri daha çok cezbediyor..